Yükleniyor
Benim Masalım Başka
Sürükleyici okuma

Motorcu Çocuk

Kitap Benim Masalım Başka
Yazar Cansel BÜTÜN
Bölüm 6 / 7
Seri ilerlemesi %86
Tahmini okuma 5 dk
Sürükleyici okuma Bölüm 6 · Henüz başlanmadı
Ayaz'la aynı anda Burak'a döndük. Ne dediğini anlamayarak. "Ayaz ne diyor bu?" Dedim Ayaz'a merakla. Tam cevap verecekti ki, egzozu bağırta bağırta bir motor gelip karşımızdaki kaldırımın önünde durdu ve kornaya bastı. 'Biz ne alaka amk?' diye içimden geçirirken, Burak "Gitmem lazım." deyip bana gülümsedi ve az ilerde duran motoruna atlayıp kornaya basan herifle beraber gözden kayboldu. Biraz sonra Ayaz'la beraber onların evine varmıştık bile bizde. Yol boyu kimse konuşmadı tuhaf şekilde. Tam Ayaz zile basacaktı ki elini tuttum. Bana baktı 'Ne oldu?' Dercesine. "Ne demek istedi Burak sana." Dedim bir anda. Derin bir iç çekip konuşmaya başladı. " Saçmalıyor işte Davşan." Tuhaf bakıyordu. " Davşan? Davşanım'a ne oldu?" Dedim ağlamaklı şekilde. Bir an duraksadı. Korkularımı hissetmiş olacak ki " Bir şey olmadı Davşanım." Dedi içten bir şekilde. Gülümseyip kendine çekti ve sarıldı. Hep hissederdi ben üzülünce. Bilirdi hissettiğim her şeyi. Belkide benden bile daha iyi. "Ya Ege versene amk telefonumu." "Banane Melis'e yazdığın şiir bok gibiydi onu düzeltcem." Diye koşarak kapıyı açıp kaçmaya çalışan Ege ve onu kovalayan Gürkan ile karşılaştık. "Aa ! Naber başkan? Güle güle başkan ." Diyerek yanımızdan kaçan Ege'ye baktım bir an. "Oğlum ben size ne dedim az önce?" Diye bağırdığı an Ayaz, hepimiz birden cevap verdik. "Şu Ege'yi tutun saçma sapan işler yapmasın!" "Peki siz ne yaptınız?" Diye sordu sinirle. Ben hariç herkes cevap verdi arkamızda duran Ege de dahil " Ege'yi tutmadık ve saçma sapan şeyler yapmasına izin verdik." Ege arkadan salak salak gülerken Gürkan bize döndü. "Azıcık açılsanıza." Biz yana çekilir çekilmez bir ayakkabı havada uçup Ege'nin kafasına geldi . "Dedim ben kardeşim ver telefonu diye." "Kafamı yarmana ne gerek vardı abicim?" Diye zırladı kafasına buz tutarak Ege. "Ama bak Egem benim. Canım. Bir tanem..." "Kes lan yürüme bir de femboy herif." Diye bağırdı bu defa. "Ne femboyluğumu gördün lan?" Diye karşılık verdi Gürkan. Sonra devam etti. "Hem çocukken femboy olan sendin hatırlatırım kardeşim." Dediği an hep beraber kahkaha attık. Karşımdan gelen motoru tanıyıp yanına koştum. " Of be Sırık nerde kaldın diye bağıra bağıra motordan inmeye çalışıp inemeyen çocuğun sırtına bir tane geçirdim. Ama tam o an fark ettim ki motordan inmeye çalışan çocuk sarışın değil esmer ve uzun saçlıydı. O kadar uzun ki kaskın altından çıkıyordu. Dalgalı saçlarını savunup kaskı çıkardı. Bana baktı ve gülümsedi. "Ama bu Burak'ın motoru değil mi?" Dedim hüzünle özür diler gibi. Dudak büzdü sakallı ama şirin yüzüyle. Bu tuhaftı çünkü babby face severdim normalde. Anime karakterleri sağ olsun. Sonra konuştu. "Şaka şaka abisi sayılırım ben. Onun motorunu getirdim, vercem şimdi." Aslında gıcık ve motorcuyum havası atan bir tipe de benziyordu. Alaycı bir gülüş atıp bana döndü. "Demek Burak'ın sevdiği dilinden düşmeyen meşhur Melek sensin?" Kaşlarımı çatıp baktım. "Biz sadec.." "Evet evet biliyorum arkadaşsınız. Sen kimseden hoşlanmazsın." Dedi içten bir gülüşle. Beni tanıyormuş gibiydi sanki. Ama ben onu ilk kez görüyordum. "Peki ya Ayaz? Ondan bile mi?" Dedi iç çekip. Bıkkın bir şekilde cevap verdim. "Ayaz benim en ya..." "En yakın arkadaşın." Diye devam etti tekrar sözümü kesip. Sanki hakkımda her şeyi biliyor ve bunları bilmek onu üzüyor gibiydi. Bu cümlenin hemen arkasından koşarak Burak hemen arkasında Gürkan, Ege ve Can geliyorlardı. Ama endişeli bir şekilde. Can araya atladı birden ' Ayaz nerede' demeye kalmadan. "Başkan Ayaz'ı hastaneye kaldırmışlar. Biri pert edene kadar dövmüş." "Ne!" Diye çığlık attım ağlamaklı bir şekilde. Motorcu çocuk atladı artçı kaskını uzatarak. "Ben bırakırım istersen seni hastaneye." Yanda duran kendi motoruna çoktan geçmişti bile. Telaşla kabul edip elindeki kedi kulaklı kaskı hışımla çekip aldım. Ve arkasına bindim. "Sarıl istersen düşme hızlı giderim." Dedi gülerek kaskını takarken. "Derdim bu mu şimdi?" Diye carladım çocuğa arkasına atlarken. Artçı koltuğunun yanında kanat vardı. Melek kanadı. Ve rasgele sayılar yazıyordu. Tarihe benziyordu ama henüz o tarihe gelmemiştik bile. Kafamı bunlardan ayırıp sadece çocuğa tutunup gitmeyi bekledim. Motora binmeye alışkındım. Severdim de. Burak çok bindirirdi arkasına ama ilk defa bir kırlangıça binmiştim. Biraz sonra hastaneye vardık. Kaskı eline tutuşturup koşmaya başladım. Diğerleri de taksiyle arkamızdan gelmişti. Ve tabi Burak kendi motoruyla. Onlar arkamdan koşarken bana en yakın olan adını bile bilmediğim motorcu çocuktu. Danışmaya koşarken telaştan bileğimi burkup ağlamaya başladım. Motorcu çocuk endişeyle yanıma geldi. "İyi misin?" Ağlayarak cevap verdim. "Ayaz'a gitmem gerek." Çocuk beni kucağına aldığı gibi danışmaya isim soyisim sorup beni odaya kadar götürdü. "Teşekkür ederim." Dedim duygulu bir şekilde. Sadece gülümsedi. Odaya geldiğimizde kucağından inmeye çalıştığımı fark ettiği gibi bıraktı. Koşarak Ayaz'a gittim ayağımın acısına aldırmadan. "Gamzelim, iyi misin?" Tam o anda bizimkiler de girdi odaya. "İyi misin bro?" diyerek. "Ben iyiyim de, Melek senin ne işin var beni bu hale getiren herifin kucağında?" Diye sordu sinirle. "Ayağımı burktum. O da..." anlatmaya çalışırken birden durup çocuğa döndüm. " Ne demek seni bu hale getiren?.." Çocuk gülümseyip bana döndü ve cevap verdi. "Evet ben dövdüm. Ama hak etti. Valla bak bana hak vereceksin ilerde sende." Anlamaz şekilde ona baktım. "Neyine hak vereyim ulan bunun?" Diye bağırdım sinirle. "Sana inanıyordum." Dedim gözümden yaş gelirken. Çocuk yaklaşıp yanağıma doğru akan yaşı sildi. " İlerde daha çok ağlama diye yaptım Melek. Güvenmen gereken biriyim zaten. " Hiç düşünmeden çocuğu kovdum. "Bence defol git artık!" İç çekip cevap verdi. "Peki gideyim artık. Ama bu Ayaz denen yavşağa çok da güvenme." Göz kırptı ve gitti.
This chapter is protected by copyright.
Bölüm sohbeti

Bölüm yorumları

0
Bu bölüm için henüz yorum yok.