Yükleniyor
Benim Masalım Başka
Sürükleyici okuma

Yalnızca Arkadaşız

Kitap Benim Masalım Başka
Yazar Cansel BÜTÜN
Bölüm 2 / 7
Seri ilerlemesi %29
Tahmini okuma 9 dk
Sürükleyici okuma Bölüm 2 · Henüz başlanmadı
7 YIL SONRA... "Kızım sen bu çocuğu seviyorsun işte ne diye itiraz ediyorsun?" dedi bana. "Ya Sude! Ne saçmalıyorsun sen? O benim arkadaşım." dedim kıza tip tip bakıp. Sude benim çocukluk arkadaşımdı. Ayaz'ı sevdiğimi idia eden ilk kişi yani. Her şeyimi bilirdi. "Seviyorsun işte Melek." derken sırıtıyordu. "Sude! Saçmalama. Birine Gamzelim demem onu sevdiğim anlamına gelmez." dedim sinirle. "Ya tabi tabi. Kesin öyledir." dedi gülerek peşimden gelirken. Arkamı döndüm ona bakmak için. "Evet Sude, seviyorum. Ama kardeşim gibi." dedim sinirle ve önüme dönüp okulun içinde dolaşmaya devam ettim. Bizim sekiz dersimiz oluyordu her gün ve büyük sınıfların dokuz dersi. O yüzden servisi beklemek zorunda kalıyorduk bir ders boyunca. "Kız Melek!" dedi heyecanla bana yetişirken. "Ne var Sude, yine ne saçmalayacaksın? O şekilde sevmiyorum dedim neyi zorluyorsun?" dedim kızgın kızgın bakarak. "Yok kız seni demeyeceğim." dedi birden. "Ha Sude, söyle canım." dedim bıkkınlıkla. "Ayaz sana hiç özel bir şekilde hidab ediyor mu?" dedi merakla. "Nasıl yani?" dedim Sude'ye kaşlarımı çatıp. "Ya sen buna Gamzelim diyorsun ya? Onun gibi özel bir şekilde hidab etti mi hiç sana?" dedi merakla. Biraz düşünüp yanıtladım. "Davşanım diyor bazen. Ne diye sordun şimdi bunu?" dedim kıza şaşkınca. Önce bıkkın bir bakış attı. "Ay kızım mal mısın? Bu sana Davşanım diyor sen ona Gamzelim..." dedi yine heyecanlanıp. "Eeee ne olmuş yani?" dedim Sude'ye. "Offf! Çok safsın Melek. İkinizde birbirinizi baya baya seviyorsunuz işte." dedi anlayamadığım bir yüz ifadesi ile. "Sude! O dediğin şey imkansız canım." dedim inatla. "Kesin öyledir. Ben şimdiden alıştırayım kendimi Ayaz'a enişte demeye." dedi gülerek. "Sude saçmalamayı keser misin artık? Hem çocuğun kız arkadaşı var zaten."dedim bıkkınlıkla. " Olmasa sevdiğini söyleyeceksin yani?" dedi hayretle bana bakıp. "Sude mal mısın? Çocuk benden iki yaş küçük." dedim Sude'ye dönüp. " Küçük olunca ne oluyormuş yani?" diye sorunca yalnızca ofladım ve yoluma devam ettim. Biraz ilerleyince İklima'ya rastladık. Koşarak bana yaklaştı. "Kız Melek! Herkes Ayaz ile seni konuşuyor mahallede. Ne oluyor kız?" dedi heyecanla. "Ne oluyormuş be?" dedim merakla. "Melek siz Ayaz ile nesiniz kanka?" dedi İklima merakla. "Arkadaşız İklima. Ne olalım?" dedim. İklima'nın, "Kızım mahalledeki herkes sevgili olduğunuzu konuşuyor." demesiyle şok olmuştum. "Ne diyorsun İklima? Saçma sapan konuşmayın. Çocuk duysa yıkılır. Off, offf!" dedim Sude'ye dönüp. "Ben demedim kanka." dedi bana yalnızca. "Kızlar ben gidiyorum. Servis falan bekleyemeyeceğim." dedim aceleyle ve koşmaya başladım. "Nereye gidiyorsun?" diye arkamdan bağıran İklima'ya, "Bu saçmalığı çıkaranı bulmaya." diye bağırarak karşılık verdim. Biraz koştuktan sonra farkında bile olmadan birine çarptım. Kafamı kaldırdığımda onu gördüm. "Sırık! Ne işin var senin burada?" dedim şaşırarak. "Ben de seni çok özlemişim Melek." dedi iç çekerek. "Ne diyorsun Sırık ya? Acelem var benim. Oyalama beni." dedim çocuğa. "Peki... Çekileyim." dedi ve çekildi. Arkadan birinin bağırmasıyla ikimizde ona döndük. "Burak! Oğlum gel hadi antirenmana gidiyoruz." "Geliyorum kanka!" diye bağırınca Burak şok olmuştum başta. "Sen nasıl arkadaş edindin ilk günden be? Hem neden burdasın sen? " dedim Burak'a şaşkınlıkla. "Melek ben bir haftadır bu okuldayım zaten. Transfer oldum. " dedi bıkkınlıkla. "Burak sen ciddi misin?" dedim gözlerimi büyütüp. Kafasını olumlu anlamında sallar sallamaz boynuna atlayıp kocaman sarıldım. "İyi ki geldin kardeşim." dedim hâlâ sarılmaya devam ederken. O da sarılmama karşılık verdi her ne kadar sarılmayı sevmese de. Biraz sonra Ayaz'ı hatırlayınca kollarımı Burak'ın boynundan alıp parmak uçlarımdan aşağı indim. O koca boyuna rağmen yüzüne bakmaya çalıştım. " Burak benim gitmem lazım. Sonra görüşürüz kardeşim." diyerek arkamı döndüm gitmek üzere. Tam o anda kolumun birini tutup beni kendine çevirdi. Kolumu bırakıp konuşmak üzere dudaklarını araladı. "Hayırlı olsun Başkan." dedi. Sanki üzülmüştü. "Ne? Ne hayırlı olsun?" dedim anlamayarak. "Ayaz ile aranızdakiler ilerlemiş." dedi iç çekerek. "Burak saçmalama. Yok öyle bir şey. Kimden duydun sen bunu?" dedim kızarak. "Gürkan'dan..." dedi gayet normalmiş gibi. "Gürkan'dan mı?" deyince kafa sallayarak cevapladı. Koşarak ayrıldım yanından. Biraz sonra bahçedeki basketbol sahasında Gürkan'ı buldum. Yanına gittim farkında bile değildi. Melis ile konuşuyordu. "Gürkan!" diye bağırdım. "Melek! Ödümü koparttın kız. Az daha küfür edecektim." dedi gülerek. Melis ise göz devirdi Gürkan'ın söyledikleri üzerine. "Oğlum sen manyak mısın lan? Ne diye mal mal şeyler uyduruyorsun?" dedim sinirle. "Ben birşey uydurmadım kanka. Ne olmuş ki?" dedi şaşkınlıkla. "Ayaz ile ben..." devamını getirmeden söze atladı. "Haa! Ayaz ile sevgili olduğunuzu mu? Korkma Başkan kimseye söylemem." dedi sırıtarak. Alınımın ortasına vurdum bıktığımı belli etmek için. "Oğlum mal mısınız siz ya? Yok öyle birşey." dedim sinirim artarken. "Harbi mi? Ben Burak'a söyledim bile kanka." dedi yine gülerken. "İyi halt ettin Gürkan. Niye uyduruyorsun sen böyle bir şeyi ya?" dedim artık sinirden ağlama derecesine gelmiştim. Zorla kendimi sıkıp geri yolladım ama. "Valla Başkan ben de Ege'den duydum." dedi suçlu olmadığını belli edercesine. "Ege nerde peki?" diye tıslamıştım resmen. "En son 10/C'de Selin'in yanındaydı."dedi Gürkan. " Ege! Ulan Ege pisliğine başlayayım senin. Fazlalıklarından dama asacağım seni. Ege!" diye bağırarak okula girdim. Sınıfın önüne geldiğimde kapıyı hafif aralık buldum. Kapıyı tekmeleyerek açınca Ege ile Selin'i karşımda buldum. Korkmuşlardı. "Ege! Mahvedeceğim seni Ege!" diye bağırdım çocuğa. "Kanka ne oluyor?" dedi şaşkınca. "Ne mi oluyor? Seni nasıl öldüreceğim onu düşünüyorum Ege. Gürkan'ın yanından geliyorum. Ve bil bakalım kimi ispitledi bana?" dedim Ege'ye delirmiş gibi bakarken. "Ulan Gürkan! Seni yeni küfürler üretip üzerinde deneyerek küfürden soğutacağım lan şuursuz!" diye Ege kızdı bu defa. Ben ona kızgın kızgın bakarken bana döndü korkuyla. "Kanka valla ben sadece Gürkan'a söyledim. Bir de Selin'e olabilir." dedi parmağıyla Selin'i işaret edip gülücük atarken. "Adam itiraz bile etmeden kabul ediyor suçunu görüyor musun Selin? Lan mal! Olmayan şeyi niye uyduruyorsun peki?" dedim sinirle. "Kanka ben onu annemin gününde teyzeler konuşurken duydum. Ben uydurmadım ki. Bir dakika uydurma derken? Gerçek değil mi o?" dedi Ege morali bozulurken. "Tabiki gerçek değil Ege. Ne bekliyordun hem?" dedim sinirim az da olsa azalmıştı. "Kanka o değil de... Sen annenin gününe mi gidiyorsun?" dedim gülerek. "Off kanka sorma. Annem zorla götürüyor. Bir keresinde 'Beni bu mesiondan çıkarın lann!' diye çığlık bile atmıştım. Sonra annem susayım diye gelip ağzıma zeytin yağlı tıkıp boğazımı sıkarcasına sarılmıştı. Kadın resmen tehtid etti beni alttan alttan." dedi gülerken. Bizde eşlik ettik sonra gülmesine. " Ege annen neden seni götürüyordu ki? " diye sordu Selin benden önce. " Ya ikimizi de yazdırmış. Kuralları varmış. Gitmek zorundaymışım. " dedi üzülerek biz gülerken. " Haa! Sen o yüzden yazın Ayaz'lara bazı cumartesileri gelince 'karnım ağrıyor' diye mızırdanıyordun? " dedim soru sorarcasına. "Aynen kanka da... Ayaz ile sen, harika olurdu be." dedi sitem ile kahkaha arasında gidip gelirken. Tam o arada zil çaldı. Bizde mecburen servise gittik Ege ve Selin'le beraber. "Kanka eğer uydurmaysa Ayaz duyunca ne olacak?" dedi birden Oğuz yanındaki Selin servisten inerken yanıma oturup. "Bilmiyorum be Ege. Bilmiyorum." dedim iç çekerken. "Ben Ayaz'ı az da olsa tanıyorsam mahvedecek uyduranları." dedi Ege. "Haklısın Ege." dedim yalnızca. O anda arkamızdaki Gürkan ve Can bize kafasını uzattı koltukların arasından. "Kanka işler karışmış." dedi Can dalga geçer gibi. "Off! Önünüze dönün lan. Ben bulacağım bir yolunu." dedim servis evin yakınında durunca. Benden önce inen Burak'a baktım önce. Baya üzgün gibiydi. Koşarak servisten indim onun arkasından. "Lan Sırık!" diye bağırdım şakayla karışık. Bana döndü. "Melek?" dedi bir an beni gördüğüne şaşırmış gibi. "Bizimkiler nerede?" diye devam etti sonra. "Evleri diğer sokakta olduğu için orada ineceklermiş." dedim önce. "Bir şey mi oldu sana?" diye devam ettim sonra endişeyle. "Yo-yok bir şey." dedi omuz silkip. "Emin misin?" diye ısrar ettim daha da endişelenerek. "Yok bir şey dedim ya Melek." diye bağırdı sonra. "Peki, yok diyorsan..." dedim ve ilerlemeye başladım boynumu büküp. "Melek!" diye bağırdı hemen sonra. Peşimden koştuğunu anlayabiliyordum ayak seslerinden. Durdum dediklerini duyabilmek için Tam o anda Beni kolumdan tutuğu gibi kendi etrafımda döndürüp kendine doğru çekti. Yanağım göğsüne çarparken kocaman sarıldı. Sonra benimle konuşabilmek için bana doğru eğildi. "Melek... Ben, özür dilerim." dedi dolu gözleriyle bana bakarken. Bir daha kendine çekti beni ve yine sarıldı. Ellerim önce havada kaldı öylece. "Özür dilerim bağırmamalıydım. Özür dilerim ben berbat bir arkadaşım. Özür dilerim Melek. Özür dilerim." dedi ağlarken. "Önemli değil Burak. Hiç önemli değil ve sen harika bir arkadaşsın." dedim sarılmasına karşılık verip ağlamasına eşlik ederken. Beni bıraktı ağladığımı fark edince. Sonra bağırmaya başladı. " Lanet olsun. Ağlattım seni. Gerizekalısın Burak. Gerizekalı!"diye bağırdı önce kendine. Sonra bana döndü. " Melek ağlama. Melek lütfen ağlama. Ben yaptım değil mi? Benim yüzümden oldu? " dedi kendine kızmaya devam ederken. Önce kafamı salladım hayır anlamında. " Senin yüzünden değil, senin için ağladım. Sen benim için çok değerlisin Burak. Ağlamana dayanamadım. Kendine kızmayı bırak artık! Asıl o zaman üzüyorsun beni. " dedim sinirle. " Melek... Seni çok seviyorum ben." dedi gözlerime bakıp. "Ben de seni Sırık. Ben de seni." deyip kocaman sarıldım. Sonunda eve gelmiştim. Annem Zeyno sultan'ın yanından gelmemişti daha anlaşılan. Üzerimdeki okul kıyafetinden kurtuldum önce. Sonra ise kafamdaki topuzu gevşetip yatağa bıraktım kendimi. "Ne saçma bir gündü lan bugün." Dedim odamdaki avizeye dönüp sitem edercesine. Avizeden cevap beklerken gelen mesajla irkildim. Mesaj ondandı. Gönderen:GAMZELİMMMM💙⚽ Gönderilen:PEMBİK DAVŞAN🍃💙 "Melek özledim seni. Nasılsın bugün?" Gönderen:PEMBİK DAVŞAN🍃💙 Gönderilen:GAMZELİMMMM💙⚽ "İyiyim Gamzelim. Sen nasılsın?" Gönderen:GAMZELİMMMM💙⚽ Gönderilen:PEMBİK DAVŞAN🍃💙 "Ben de iyiydim az önce ama sen beni özlemedin galiba ona bozuldum." Gönderen:PEMBİK DAVŞAN 🍃💙 Gönderilen:GAMZELİMMMM💙⚽ "Ne alakası var Gamzelim? Tabiki çok özledim." Gönderen:GAMZELİMMMM💙⚽ Gönderilen:PEMBİK DAVŞAN 🍃💙 "Aslında özlediğini başta söylemedin ama neyse şimdi sana bir sürprizim var ama dediklerimi yapmalısın sürprizi görmek için. Anlaştık mı?" Gönderen:PEMBİK DAVŞAN🍃💙 Gönderilen:GAMZELİMMMM💙⚽ "Peki... Sen öyle istiyorsan. =D" Gönderen:GAMZELİMMMM💙⚽ Gönderilen:PEMBİK DAVŞAN 🍃💙 "Senden şuanda istediğim tek şey cama çıkman. XD" Yazdığı şey ile yatağımdan kalkıp cama koştum. Ve onu gördüm. Oradaydı. Bana el sallıyordu. Camı açıp bağırdım hemen. "Gamzelim! " diye heyecanla. "Efendim Davşanım." dedi gamzeli gamzeli gülerek. "Çok özledim seni..." dedim gülmesine karşılık verirken.
This chapter is protected by copyright.
Bölüm sohbeti

Bölüm yorumları

0
Bu bölüm için henüz yorum yok.